bî mekân

âlem


beden var olmak için bir ruha muhtaçtır

ruh varlığını sürdürmek için ne zamana ne de mekana ihtiyaç duyar  ( İbn-i Sina )

fazlalıkların rüzgar alıverir geri sen kalırsın ve sonra rüzgar ne büyük nimetmiş dersin

Muhteşem Yaradan her dilde her tonda her alemde hoş bir seda duyurur...

kişilere mekanlara takılmadan yolu görebilene aşk olsun...

Lailaheillallah

her daim

bu Zaman dehşetli
çok bela görünür. kapılan gidiyor. gidiyoruz. 

hiç affı yok. bu alem Ve benlik ne dehşetli korkular salıyor insanlığa....

bu da   g e ç e r   de  Ya Hu

hastalık bir bela gibi hemi de lütuf

derdim bana derman imiş der...
 


 Insan elbette özgürlük ister

Özgürlük ise fiziki ve manevi baskılara dayanamaz kaçak yer arar

Doğrulmak ve genişletmek ister

Peygamberimiz S.A.S
Erenler ve dervişler bu hale çekilmekte fayda görmüşler

Ama kime hangi tenhaya...

 

akışı izlemek yeterli.

ne uyuyanı uyandır ne de kapıyı çal. bekle. iyi ol yeter.

bu ayaz yemiş sisliyolda elbet bir yoldaş var

 Allah (C.C) izni ve takdiri çerçevesinde buyrulurulan istikamete hareket
edep ile hareket
her bir is tek bir düşle olur ve bu düş için ise takip gerekir. Kısacası düşün takipçisi aynı yolun yoldaşlarından oluşur. Tek kafa iyi 
dir her zaman ve etrafınızdaki yoldaşlar da lütuftur. Ve her bir fiziki varlık toprak ile son bulur. Ammma Takdir öyleki birilerine 
o fiziki hareket tekerrur ettirlir. 

çöküşün alameti sorhoşluktur

derin düşünmek insana zarar degil 

sarhoşluk ve avarelik zarardır

edepli delilik hemi de veliliktir

neyi zikrettigini iyi bilmek gerek

irtibat koptumu zikredilen de değişir

kimi aynayı, kimi güneşi zikreder
zikir demek anmak anlamak kabul etmek idrak etmek
butun bildiklerimizi ve bilmediklerimizi kavradıklarımızı ve kavrayamadıklarimizi yaratan Muhteşem Tek Muhendis ve her şeyin sahibi Allah ( C.C.) Ol diyendir ve varligin geregi her daim O nu zikretmektir

tufandan evvel idi

niyeti hayal ettiği adaya gitmekti

 

deniz kabarmış, şiddetli bir fırtına hakim idi

 

kimi vapura, kimi tekneye, kimi de kayığa bin dedi

 

hangisine yönelse bir sorunla karşılaştı

ve tüm emellerini fırtınanın hakim olduğu denize attı

hangisi kalır ise ona biner onunla yol alırım dedi

yeni gün doganda 
öncekilerin mumu tesirini yitiriyor

dehsetli bir zaman

kendine mumlar yakar ve onlar ile gezersin

yaktığın mumlara dikkat et


kiminle olduğuna bağlı...


Bu hastalık bir bela gibi 

derdim bana derman imiş der...
 
aynaya sual sorulmaz !

İçten derinden bir har gerek 
İçerusunden aydınlatmalı

İçerisine aldığı 
biriktirdikleri ile enerji
toplamalı

bu aynaya od gerek, edeb düstur gerek
 içerusundeki atesi beslemeye 
her daim zikir gerek

ummadığın bir an daha önceden tecrübe etmediğin bir olayla karşılaşabilirsin !
tecrübe edinmelerin yeterli gelmez
hayatta her şey tecrube edilmemeli 
yaşam tecrübe edinmelere yetmez
ki Kuran-ı Kerim var 
bilmediğine, pek bilmediğine
ben bilmem de ki çoğunu bilmiyoruz

Kimilerinin düşleri fiziki varlıklarından kat be kat daha büyüktür
Insanin düşleri bile haddi aşmamalı

Karaya vurmuş gemiye bi kanal açmalı 

Onu güzel bir dereye alıp 
Ormanın icine yonlendirmeli

Sert dalgaların etkisiyle kayalıklara vura vura dağılmasın.

Yada varsa elzem bir görevi fırtınada yol alsın. Elbet bir kolaylık olacaktır

Yayı gerdiren ve oka bir yol veren var 
Istikameti de O bildirir
Sen var her bir dalga boyu ve frekans da hazır ve nazır bekle. Dunya sadece bir imtihandır 

zamana ve mekana bağlı Olmayana tabisin

aynanın  mahareti ancak ışıkla 
ışık sonduruldugunde, yönü çevrildiğinde   aynanın da bir ehemmiyeti kalmaz

aslında gunesde bir aynadır

o zaman bu ayna da güneş gibi olma arzusu ile gayret etse 

elbet muhtevası değişmeli

Uyurken dahi uyanık olmak gerekli. Her daim zikir gerekli

vakti geldiğinde kendi kuyunu kendin kazmalısın

 

bu bilinç bir lutudur.

 

bombus arı kenki kuyusunu kendi kazdı

yine ve yeniden

bu varlık ve tabiat ve de insan bir ayna ise

cümle paylaşıtığı kendinden değil

İçerusune neyi topluyorsa yani malzemesinde ne varsa onunla yansıtır

kimi gordugunden güzel olanını yansıtır
kimi eğri büyrü ve belki kötü olanı

zamanın hastalığı

Her dert gibi bu da bir derman gibidir

Uzun zamandır çalış kazan kos gez toz gibi elde olmayan sebeplerden dolayı oluşan mecburiyetlerimizi sırtımızdan indiren bir soluklandiran

Hem bir Lütuftur
Ve hem de bir hastalıktır.
Tepkisiz kalma...

Kurt asla köpek olmaz ! Anca doyurursun. Yavrusu da öyle ya bir gün zinciri kırar....

tam da sıkıntılarla yogrulurken nefis tesirinden sıyrıldık gibi olduyken 
Gemi tekrar su almaya başladı gibi

asıl hastalık salgın kibir ve benlik

Koskoca ovada bir taşın peşine düşen ! Ovadaki binlerce alemi görmez de bir kara taşın peşine düşer.

Kimine bir kemik kimine bir Derya...

bir  husus var ki onem arzeden istikamet ve buyrulan haricinde hiç bir dünya işi için kesinbir karar aldım denemez. Bu kararı ilan da haddi aşmaktır. İnşallah demeyi ogrenemedigimizdendir çok ca cefa ve sıkıntılı hal ile oluruz
İmtihanı kaybetmeden silkelenmek yönü çevirmek de elzem bir görev ve gerekliliktir.

aslanı ceylanla karşılaştıran açlıktır.

ceylanı aslana götüren !

 

biri ot derdindedir biri de et derdinde. eğer aç değilsen temkinli olur ve beklersin. daha az nimet, daha az enerji ihtiyacı. ihtiyaçlarını bir düzenle sınırladığında mümkün oldukça kimse üzülmez. 

 

ilk önce Ruhunu doyur !

aynaya ışık gerek 
bir güneş birde Ol gerek

çiçek denilen varlık Ol diyenin emriyle aldığını edeb ile yansitir

aslan heybetli durusunu ve hareketini yine Ol  diyenin emri ve buyruğu ile yansitir

ne ile beslenir ve mayası ne olur ise yansıtacagida o dur

bir rüzgarla esmiş geçmişler

rüzgarla esiyorsun

Ol diyen dur dedimi her bir zerre toprağa iner

yaşam ve yaşayanlar rüzgar gibi

bir müddet tesirli derecede eser ve sonra hafifler 

rüzgarın varlığı sadece tanık olanların ve de duyrulanların bilgisindedir. 

bir müddet sonra tarifinin yapılması bile ğüçleşir

ve sonrasında ancak büyük tufanların hikayeleşmiş olanları aktarılır

insan ya doğru yolu görüyordur 

ya da gösterilir

bir zaman onunla gider

ama ben ben ben diye gitmektedir

yanlış düşlerinde benliği devreye girer 

gitmekte olduğu yolun zahmetine çilesine katlanmak istemez

miskinklik ve avareliği seçer

guru kibiri ağır basar da ben der ayrı bir yol yapar 

güzel olanı terk eder

bir zaman o  sapkın yola yürür

yürüdükçe huzuru kaçar

az bir fayda için büyük eziyetler görür

bir yerde artık fayda kalmaz ve her yer kap karanlık olur

sanki bir kuyudadır

çıkmak zor ve zahmetli

yoldan epey uzaklaştı...

belki doğruya uyandırılır ama çıkmak içinde bir şeyler gerekecek...

 

yaşam ve son

doğum ve ölüm 

balçıktan yürütülen bir bedene ve sonra yine toprağa

İstek dilek ve niyetler ile hareketlerin yansıması bu yaşam denilen

iyi niyet haricinde hiç bir emelin izahı yapılamayacak

kişi aynadır

malzemesi ve özünde her ne var ise onunla yansitir ışık ilk önce ona vurur 
kimi eğilir bükülür 
Kimi eksiltir 
Kimi Hakdan geleni yansıtır

Kimi karmaşıktır her telden çalar

Her ne ki bir misal bir iş bir hasbi hal etsen bir bilinmeze meyletsen 

bir  vakit sonra ehemmiyetini yitiriyor

her zaman taze ve ümit dolu ve baki ve panzehir 

Lailaheillallah

güzel gören güzel düşünür

güzel düşünen hayatından lezzet alır